Orta Doğu Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunlarının bir e-ortamıdır.

Ana Sayfa | Etkinlikler | Birikimler | Ülke Gündemi | Biz Bize | Dağar | Siteler | Sanat | Başka Şeyler  

Arşiv

metu-ie-alumni

Kimlik

Yazışma

Dogmatizm ve Kuşkuculuk

Erol Sayın

Politika Tartışması

Eski Yazılar

Endüstri mühendisliği eğitimim sırasında tanıştığım ve önceleri ürktüğüm, sonraları da hayran olduğum iki kavram "belirsizlik" ve "olasılık" kavramlarıydı. Ürkmemin nedeni her iki kavramın da insanın belki psikolojik, belki genetik "denetleme" isteğine ve yetisine gem vurması idi. Olasılık konusunda sonradan Einstein ile Niels Bohr'un küsme noktasına kadar giden atışmalarını okudum. Einstein kabaca evrendeki herşeyin kestirilebilir olduğunu ancak elimizdeki matematik araçların bugünkü gelişmişlik düzeyinin buna elvermediğini savunuyordu, "God never throws dies" diyerek. Bohr ise stokastik tarafındaydı tartışmanın. Isteyenler Bohr'un biyografisini* okuyabilir.

Fakat her ikisi de bilimin temeli olan kuşkuculuktan ayrılmamışlar, tezlerini nesnel kanıtlar arayarak ve gözlem yaparak sınamaya ve kanıtlamaya çalışmışlardır. Çelişkiler Ayhan Özdemir'in listedeki yazılarında vurgulamaya çalıştığı gibi "laiklik ile din" ya da "kapitalizm ile din" arasında değil bence. Çelişki "dogmatik" ve "kuşkucu" (bilimsel) yaklaşım arasında. Dogmatiklikten uzaklaşıldıkça toplumsal yapıda da özgürlükler artıyor. Dogmatiklik kamusal alana taşınınca, kesin ve değişmez doğrular olduğu iddia edilen kuralların tum bireylere dayatılması gündeme geliyor (Bkz. İran ve Afganistan). Toplumsal normların dinden başka bir dalı da bildiğiniz gibi ahlak. Ahlaki normları da bilimsel temelde tartışmanız ve bu normlara 'bağlı' olanları "ikna" etmeniz olanaksız (Bkz. listede daha önce konu edilmiş olan 'töre' cinayetleri). Kısa vadede toplumun koyduğu cezaların caydırıcılığı ile, uzun dönemde eğitim ve kültüre yatırım yapılarak önlenmeye çalışılıyor.

Din dogmatik alana giren ve Sn.Özdemir'in de belirttiği gibi inanmaya ilişkin bir alandır. Dinde kuşkuya yer olmadığı için de dinin kuralları* tartışılamaz (Ali Seydi Toy da iletisinde belirtmiş, haklıdır). Laiklik de zaten bireysel düzlemde bu tartışmaya girmez, ancak kamusal alanı düzenler. Bireyler dilediğine inanmakta özgürdür. Ve dinden anladıkları ve uyguladıkları da en başta değindiğim nedenlerle çeşitlilik gösterir. Kimisi koruma ordusu ile Cuma'ya gider ve satafatlı hac seferleri ve iftar ziyafetleri düzenler, kimisi kendi vicdanına karşı kendi nefis mücadelesini ve muhasebesini yapar. 

Hallacı Mansur, Mevlana, Yunus Emre, Ibn-i Haldun ve El Cebir müslüman oldukları gibi Humeyni, Taliban, Cezayir'deki şeriatçılar ve Kaddafi de müslümandır. en azından kendileri böyle iddia etmektedir. Genelgeçer bir müslüman resmi çizeceksek hangilerini alacağız bu resme?

Bildiğim kadar islam dininde ibadet kul ile Tanrı arasındadır. Hristiyanlıkta olduğu gibi bunu denetlemek için bir ruhban sınıf yoktur. Iran ve Suudi Arabistan'daki din polisleri ise başka bir garipliktir. Inanıyorsanız hesap verilecek tek makam da Tanrı'dır. Aracı ya da komisyoncuya yer yoktur. Bu anlayış benim benimsediğim müslümanlık. Yine benim anlayışımda kimlik kartında dini bilgilerin yer alması da modern devlet kavramıma uymuyor (Avrupa Birliği standart kimlik kartında din hanesi olmadığı için geçen yıl Yunanistan'da papazlar hükümete karşı ayaklanmıştı).

Dolayısıyla ben müslümanlığın ISO 9000 türü bir çaba ile tek bir tanım kümesine indirgenerek standartlaştırılmaya çalışılmasını ve bu 'standart'ın bireylere empoze edilmeye çalışılmasını kendi bireysel alanıma bir taciz olarak algılıyorum (aynı nedenle ilk ve ortaeğitimde ZORUNLU din derslerine de karşıyım). 

 

* Bazı dini kuralların kökenini merak eden arkadaşlar sümerolog (AÜ-DTCF'1940) Muazzez İlmiye Çığ'ın "Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sümer'deki Kökeni" adlı Kaynak Yayınlarından çıkmış belgelere dayanan ilgi çekici araştırmasını okuyabilir. 

Saygılar,

 

*Niels Bohr-Danimarkalı Kibar Dahi
Ray Spankenburg ve Diane K.Moser
Evrim Yayınları-Bilim Dizisi 16
İstanbul, Mart 2000, 160 s.
ISBN: 975-503-081-6
(Çeviren: Celal Kapkın)

14.08.2001

Ana Sayfa | Etkinlikler | Birikimler | Ülke Gündemi | Biz Bize | Dağar | Siteler | Sanat | Başka Şeyler